Bildirimiz hükümete uyarı ve talepti

Tutuklu dört akademisyen, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçlamasıyla yargılandıkları davada savunmalarını yaptı.


22 Nisan 2016 Cuma 17:32

Bildirimiz hükümete uyarı ve talepti

'Bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza verdikleri için yargılanan dört akademisyen, Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy bugün hakim karşısında.

Dört akademisyene 'terör örgütü propagandası yapmak' suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, başladı.

Saat 14:00'te başlaması beklenen duruşmaya katılım oldukça yüksekti. Uluslararası heyet temsilcileri, akademisyenler, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri de katıldı.

Duruşma saat 14.30'da kimlik tespitleri ile başladı. Hakim; 'Neyle suçlandığınızı biliyorsunuz. Terör örgütü propagandası yapmaktan dolayı buradasınız. savunmanız nedir' diye sordu. Akademisyenler savunmalarına başladı. Üzerlerine atılı suçlamaları reddettiler, beraatlerini, tahliyelerini istediler.

Akademisyenlerin savunmalarından notlar

Muzafer Kaya: Vatandaşların barış hakkı ve ifade özgürlüğü yargılanıyor

'2212 akademisyen ve araştırmacı ile barış bildirisini imzaladığımız için tam 40 gündür tutukluyuz. Terör örgütü propagandası yapmakla suçlanıyoruz. Bu mahkemede bizim şahsımızda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının barış hakkı ve Türkiye'de ifade özgürlüğü yargılanmaktadır.'

Kaya, böyle başladığı savunmasında iddianamedeki noktaları inceleyen bir savunma yapmaya başladı.

Savunmasından öne çıkan ifadeler şöyle:

'Hakkımızdaki 10 sayfalık iddianameyi okudum. Bunda zaten yarısından sonra bizim ifadelerimiz ve bildirilerimizden ibaret. Bir sayfalık suç isnatı bölümü var. 2-5 sayfaları arasında genel bir çözüm süreci anlatısı var.

'Bu bölüme ilgili iki problem var. Çözüm süreci anlatısı su isnatıyla alakası yok. Kötü bir özet olduğunu söylemek zorundayım. çözüm sürecini hepimiz biliyoruz. Çok önemi şeyler atlanıp, çok gereksiz detaylara girilmiş. Bir öğrencim bana böyle özet yapsaydı 10 üzerinden iki bile vermezdim.'

'İddianamede '1984'te başlayan ve 30 yıldan fazla süren çatışmalar neticesinde 40 bin 100 arasında can kaybı meydana gelmiştir' bu 100 bin rakamı nereden alınmış bilmiyorum. Sanırım savcının Wikipedia'dan yararlanması bir problem. İddianame yazarken daha ciddi kaynaklara bakmak lazım.'

'Vicdanımızın sesini bastıramadık'

Kaya, hangi konjonktürde bildiriyi yayınladıklarını anlatmak için çözüm sürecinin nasıl yaşandığına ve gelinen noktaya dek bir özet yaptı.

'Bildirinin kaleme alındığı günlerde hükümet analar ağlamasın demekten terörle mücadele konseptine geçiş yaptı' diyen Kaya, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı yerlerdeki hak ihlalleri, sivil ölümleri, göç etmek zorunda kalan insanları aktardı.

'Ülkemizin bir kısmında tüm bunlar yaşanırken biz bu ülkenin yurttaşları, akademisyenleri olup korunaklı yaşamlarımızı sürdürmeyi onurumuza yediremedik. Bir kabahatimiz vara budur. Vicdanımızın sesini bastıramadık. Bizim bildirimiz bir haykırıştır. asıl sorgulanası gereken bizim bildirimiz değil hükümetin hatalı yurtta harp cihanda harp politikasıdır.

'Devlet 90 yıl boyunca Kürt sorunun demokratik çözümü dışında her yöntemi denemiş, her seferinde sonu eskisinden kötü olmuştur.

'Halbuki çözüm süreci başlarken 90 yıllık tarihten ders alındığını düşünüyordum. Geldiğimiz nokta vahim. Hepimiz uçurumun kenarında olduğumuz hissiyle yaşıyoruz. Bugün çatışmalarda ölen gençler siyasetçilerin 1990'larda yaptıklarının bedelini ödüyorlar.

'Bildirimiz hükümete uyarı ve talepti'

'Bizim barış bildirimiz böyle bir dönemde hükümete hem bir uyarı hem hükümetten bir talepti. Hükümet daha şeffaf ve aha sahici zeminde çözüm sürecine dönmeye ve yüksek ağır insan hakları ihlalleri yapmamaya çağırdık.

'İçinde bulunduğunuz otobüs çıkmaz sokağa girmişse şoförü uyarmak doğal refleks, bu otobüste 80 milyon insan varsa şoförü uyarmak zorunluluk.

'Bildirimizin içeriğine katılmayabilir, bize çok kızabilir, ya da bildiriyi saçma bulabilirsiniz. Ama bizim bildirimizde terör propagandası yapıldığını söyleyemezsiniz.'


YORUMLAR

300 karakter kaldı

İlgili Konular